6 Haziran 2009 Cumartesi

Psikolojik Galibiyet




İki maçın istatistik kağıtlarını birine verseniz , size söyleyeceği ilk şey kazanan takımı yanlış yazmışlar olur sanırım. Fenerbahçe Ülker iki maçtır oyunun çeşitli alanlarında cidden kötü performans göstermesine rağmen , oyunun en kritik bölümü olan son anları doğru oynayarak seride 2-0 öne geçmesini bildi.,

İlk maçta bir ara 10 sayıya çıkan farktan maçı veren Efes Pilsen , ikinci maçta da 7 sayı önde olduğu maçı son saniyede verdi. Aslında maçın en kritik yerinde iki kez topu oyuna sokamayarak kendi kendini bitirdi Efes Pilsen.

Şimdi o şöyle oynadı , bu şurda hata yaptı diye teknik analize girmeye gerek yok. İki maçtır ortada olan şey , Efes’li oyuncuların maçın tamamını oynadığı halde en kritik yerlerde anlamsız şekilde bocaladıklarıdır. Bunun tek sebebi psikolojik olarak şampiyonluk baskısını hissetmeleridir. İki maçtır son saniyeleri daha sakin ve daha akıllı oynayan Fenerbahçe Ülker çok kritik iki galibiyetle evine dönüyor.

Bir iki çift lafta Ergin Ataman’a edelim, ilk maçın hesabını hakemlere kesen Ataman, bu maçı da şans diye niteledi… Ama nedense bitime 15 sn. kala iki kere topu oyuna sokamamalarını açıklayamadı. Bir hoca için en kolay şey mağlubiyetten sonra bahane bulmaktır, Ergin Ataman iki maçtır Fenerbahçe Ülker’in 4 kısalı oyununa çözüm bulamadı.

Seri şimdi Abdi İpekçi’ye taşındı , Fenerbahçe Ülker saha, seyirci ve psikolojik üstünlüğü ele geçirerek gidiyor Abdi İpekçi’ye. 2007 serisi tekrarlanır mı diye soruyor insan.

1 Haziran 2009 Pazartesi

Başarıyı İstemenin Kanıtı



Fenerbahçe Acıbadem geçen yıl kazandığı şampiyonluğu, biraz daha taçlandırmak için ciddi bir atılım içerisine girdi. Kupa alındıktan sonra yöneticiler yatırımlara devam edeceklerinin sinyalini vermişlerdir şimdi o sinyaller bir bir gerçekleşiyor. En önemli hamle Seda’nın takımda kalmasıydı, kulislerde bu konuda Seda ile anlaşıldığı söyleniyor. Daha sonra Naz söylentileri çıktı ki Eczacıbaşı’nın transfer hamleleri Fenerbahçe Acıbadem’in transfer hamleleri bunu doğrular nitelikte. Bjk’den İpek ve Nihan transferleri de çok isabetli transferler olarak göze çarpıyor.
Ve gelelim herkesin merak ettiği acaba yabancı seçimleri nasıl olacak denilen Fenerbahçe Acıbadem’e. İlk bombayı bugün patlattılar ve bence mevkisinde dünyan’nın en iyi bir kaç oyuncusundan biri olan Natasa OSMOKROVIC ile anlaştılar. Şimdi hadi canım nasıl en iyisi diyenler olabilir, aşağıya bu seneki ortalamaları hakkında kısa bir istatistiki bilgi geçeceğim sonra karar verelim kötü mü iyi mi diye.

33 yaşında olması handikap gibi gözükse de , Grbic, Mirka ve Bia örnekleri önümüzde, o yüzden kendine iyi bakan bir sporcu için 33 yaş handikap değildir. Gelelim Osmokrovic’e. Bu yıl play off finalinde Scavolini’ye kaybetmelerine rağmen Osmokrovic ligin sayı kraliçesi oldu. 654 sayı alarak en yakın rakibine 65 sayı fark atmış Osmokrovic İtalya liginde. Bu 654 sayının 256’sı break point sayısı, hazır buna bakmışken hemen bir de manşet ortalamasına bakıyoruz. 1085 manşet almış bunların 42’sinde hata yapmış, kötü manşet diyebileceğimiz “negative” olarak istatistiklere yansıyan manşet sayısı 209. Excellent olarak istatistiklere yansıyan manşet sayısı 583, yüzde olarak başarılı manşet oranı % 53,7 ki bir smaçör için iyi bir oran bu. Üstelik Osmokrovic’in geride bıraktığı oyuncular arasında Skowronska, Flier ve Piccinini gibi , hani gelse yer yerinden oynar diyeceğimiz oyuncular var.

Bu sene Fenerbahçe Acıbadem’i geçerek CEV Cup’da finale çıkan ve şampiyon olan Assytel Novarra takımının en etkili oyuncusunun Fenerbahçe Acıbadem tarafından transfer edilmesi Türk voleybolu açısından da sevindirici bir gelişmedir. Fenerbahçe Acıbadem’in bu hamlesini daha da devam ettireceğine inanıyorum ve önümüzdeki sene de çok kaliteli bir bayan voleybol ligi izleyeceğimize inanıyorum.